Dünya'ya ilham veren İnsan olarak 2013 ve 2014 yıllarında büyük oy cogunlugu ile secilen Ersin Faikzade'nin muhterem annesi Zekiye Hanımefendi vefat etti.
Henüz Ersin 5 yasında bir cocukken annesi Multiple Sclerosis hastalıgına yakalanmıstı,daha o yıllarda farkındalıgı ve bilinci yükselen kücük Ersin,Annesi ile hastanelere ,derneklere gidiyor,yanıbasından bir dakika olsun ayrılmıyordu.Tedavi sürecinde annecigine hep destek olan Faikzade'nin hayatı bu sekilde gelismeye baslamıstı.
Kücük bir cocuk düsünün hayalleri oyunları,planları artık sadece anneciginin üzerine kuruluyor.Annesi gibi hasta kim varsa yardım etmek icin cabalıyor ve kücük Ersin genc bir delikanlı oluyor,artık İzmir deki dernek ve vakıfların gözdesi,hep ögrenimini sürdürüyor hemde yardıma muhtac insanlara kosuyor.Sesi ile moral günleri,kermesler,konserler ve bilfiil hastalara bakıyor.
Annesine duydugu büyük sevgi ve özverisi sayesinde sorumlulukları günden güne artıyor Ersin'in ve kabına sıgamaz hale geliyor,daha cok insan daha farklı kıtalarda ülkelerde,oralarda hastalar nasıl yasıyor ve nasıl tedavi yöntemleri uygulanıyor bunu arastırmak icin önce İngiltere'ye gidiyor,kafası cok rahat cunku melek annecigini,sabrı ile müstesna insan babasına emanet ediyor.İngiltere de Sosyal farkındalık egitimi alıyor,üniversite okuyor ve ayrıca Gallerin baskenti Cardiff'de bir akıl hastanesinde zihinsel engelliler üzerine projeler yapıyor.Daha sonra orta Galler'deki Aberyshwyth kasabasına gidiyor ve Plas Lluest Day Service projesinde bedelsel ve zihinsel engellilerin hayatlarının bir parcası oluyor,kendisini bu ise okadar cok veriyor ki İngilizler bu özverili cabaları defalarca mükafatlandırıyorlar ve dünyaya acılmasına vesile oluyorlar.
Ersin'in ufku artık acılmıstı daha cok insani mutlu etmek yardım etmek icin projeden projeye kosuyordu.İngilterede bir sevgi adamı olarak anılır olmustu. İngiltere'den sonra tam 12 yıl boyunca gönüllü calısmak üzere Türkiye , İtalya ,Sicilya, Pakistan,Katar,İran, Fransa,Yunanistan,Mısır ,Kıbrıs,Brezilya,Arjantin,Şili, Paraguay da insanlara sevgi ile desteklemeye gidiyor.Uluslararası Konserler veriyor,Diplomat ilan ediliyor,Dünyanın en saygın insanlarından biri ilan ediliyor,Dünya Barıs insanı ve İyilik Elcisi ünvanlarını alıyor Angelina Jolie ile birlikte.
Kayıtsız sartsız sadece insanlık,merhamet,iyilik icin yola cıkıyor ve basarıyor,insanlara dokunulması gerektigini Prenses Diana'dan ögreniyor,dokunuldugunda belki iyilesme olmayacak ama o mutluluk ve sevinc tüm bedende iyilesme hisleri yaratacak diyor.
Kücük bir cocuk annesinin hastalıgı ile farkındalıgı gelisiyor ve tm dünyaya ışık oluyor. Zekiye hanımefendi büyük bir görev alarak bu dünyaya geliyor ve oglunu yetistiriyor bir sevgi iyilik elcisi olarak dünyanın pek cok yerinde görev yapıyor ,insanlar ona farklı lakaplar takıyor TÜRKLERİN ELMAS COCUGU,BARISIN SESİ ,SEVGİNİN ISIGI ,İNSANLIGIN YÜZÜ diyorlar.
Zekiye hanımefendi yine büyük bir mesaj bırakıyor cunku canından can oglu Ersin Faikzade'yi dünyaya getirdigi gün 7 Agustos günü vefat ediyor.20 sene yanıbasında diz dize gönül gönüle,gözden göze süren iletisim bir anda sona eriyor.Ersin Faikzade söyle diyor: Gittigim en güzel ülke sendin ANNE,En güzel orman,en güzel deniz sendin,gördügüm en güzel yeşil senin gözlerindi,en güzel saray senin yanındı ANNE,En şefkat en huzur dolu mevki senin gözlerindi Anne,ben hep seni korumaya calıstım gözümden sakındım,şimdi gercek bir melek oldun,benim koruyucu melegim babacıgıma kavustun....Ben Oglun Ersin Faikzade ,ölüm bana gelinceye dek iyilige devam edecegim ,senden aldıgım ilham ile dogruluk,dürüstlük ve insanlık makamında ilerlemeye devam edecegim.Ant icerim Annecigim.
Ardından Dünya insan hakları örgütü 80 ülkede Dünyaya ilham veren kisi secilen Ersin Faikzade'nin ilhamı melek annecigi icin dualar okutuluyor.Farklı kıtalarda farklı dillerde dinlerde ayinler yapılıyor. Türkiye,İran,Mısır,Pakistan,Suudi Arabistan da hatimler indiriliyor, Arjantin,Paraguay,Fransa ve İngiltere'de Ersin Faikzade sevenleri kiliselere gidip mumlar yakıyorlar.
Yüreginde duydugu büyük ANNE sevgisi sayesinde kıtalararası büyük basarılara imza atmıs Ersin Faikzade'nin matemine ,büyük yasına ,kaybına dünyadan pek cok insan ortak oluyor.
Dünyaya Örnek olarak gönderilmis ANA ve Ogulun fedakarlık,özveri ,kosulsuz ilahi Aşkları,kutsal bagları hep konusulacaktır.
ELMAS SANATCI
18 Ağustos 2014 Pazartesi
13 Ağustos 2014 Çarşamba
Annesi icin Cirpinan Bir Evlat
ARAMIZDAKİ GERÇEK SANATÇILARDAN BİRİ
ERSİN FAİKZADE
Annemin ve kayınpederimin arka arkaya rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmalarının ardından,bayramdan bu yana 9 Eylül Üniversitesini mesken tuttuk.
Hastanenin 5.ve 6.katları arasında mekik dokurken annemin yattığı genel cerrahi servisi koridorunda tanıdık bir simaya denk geldim.
Aslında kendisini sosyal paylaşım sitelerinden tanıyordum ve hayat hikayesini kısmen biliyordum,sevgili annesi uzun yıllar önce daha kendisi çocuk yaştayken ms hastalığına yakalanıp yatağa bağlı bir yaşam içine giriyor.Annesinin durumundan o kadar etkileniyor ki daha sonraki yaşantısında müzisyenliğinin yanında kendisini hasta ve yardıma muhtaç insanlara adeta adıyor.Dünya çapında sanatsal faaliyetleri ve almış olduğu bir çok ödül onu bu hedeften uzaklaştırmıyor,annesini kendi elleriyle bir bebek gibi bakarken diğer yandan yardıma muhtaç bir çok hastaya moral depolamaya devam ediyor.Bu özellikleri ve yaptıkları sanata ve sanatçıya bakış açısı malum ülkemizde fazla dikkat çekmezken Ersin Faikzade İnsan hakları örgütü tarafından Türkiyenin iyi niyet elçisi seçiliyor,daha sonra dünyaya ilham veren kişi gibi önemli ünvanlarda alıyor,ama yine ne siyaset nede sanat camiası gereken ilgiyi göstermiyor.Tabi bu ülkede ya birilerine yalakalık yapacaksın yada bize sanatçı diye servis edilen medyatik sanatçıların vıcık vıcık dünyasında sansasyonel işler yapacaksın.Bunun yerine iyilik işleriyle uğraşıp yada sosyal yardım faaliyetlerinde bulunursan Türkiye de büyük bir kitlenin dikkatini doğal olarak çekmiyorsun.Aslında bu realite bizim kültür ve sanat çıtamızın nerde olduğunun bir hazin göstergesidir.
Tabi bunlar benim görüşlerim,Ersin bunları dert etmiyor,çünkü bu tür insani faaliyetlerin sanatının yada işinin önüne geçmesinden rahatsız olmadığı gibi bunu bir görev olarak görüyor.
Hastanede kendisini gördüğümde yüzünde yılların yorgunluğunu genç yaşına rağmen çektiği acıların izlerini farkettim,oturup biraz sohbet ettiğimde annesinin ağırlaşan durumunun kendisini nasıl perişan ettiğini,hayırlı bir evladın anacığı için nasıl çırpındığını gözlerimle gördüm ve izledim.
Ersin sevgili annesini maalesef kaybetti ve geçtiğimiz Cuma bir mubarek saatte sanki bir melek gibi ebedi aleme uğurladı.Annesinin başında son görevini yaparken akan gözyaşları onun son günlerdeki mücadelesini bizzat izleyen canlı şahidi olarak benimde içime aktı.
Zekiye hanımefendi eminim Allahın güzel bir katındadır.Sevgili evladı Ersin yine iyilik elçisi olarak aramızda olacaktır.
O aramızdaki bir sanatçı,bir gizli masal kahramanı ama her şeyden önce iyi bir insan olarak hep olacaktır.
Ne mutlu sevgili dostlar dünyalık makamı mevkii ne olursa olsun adının başına iyi insan takısı alabilenlere.
İyi insan olmadan hangi ünvan yada mesleğin önemi olabilir ki.İstersen dünyanın kralı ol ne fayda.
Sevgili Ersin Faikzade ye Allah tan sabır,anneciğinede rahmet diliyorum mekanı cennet olsun.
Bu arada hem kendi hastalarıma hemde şifa bekleyen tüm hastalara acil şifalar diliyorum.
İyi geceler.
Erkan Aksaç
ERSİN FAİKZADE
Annemin ve kayınpederimin arka arkaya rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmalarının ardından,bayramdan bu yana 9 Eylül Üniversitesini mesken tuttuk.
Hastanenin 5.ve 6.katları arasında mekik dokurken annemin yattığı genel cerrahi servisi koridorunda tanıdık bir simaya denk geldim.
Aslında kendisini sosyal paylaşım sitelerinden tanıyordum ve hayat hikayesini kısmen biliyordum,sevgili annesi uzun yıllar önce daha kendisi çocuk yaştayken ms hastalığına yakalanıp yatağa bağlı bir yaşam içine giriyor.Annesinin durumundan o kadar etkileniyor ki daha sonraki yaşantısında müzisyenliğinin yanında kendisini hasta ve yardıma muhtaç insanlara adeta adıyor.Dünya çapında sanatsal faaliyetleri ve almış olduğu bir çok ödül onu bu hedeften uzaklaştırmıyor,annesini kendi elleriyle bir bebek gibi bakarken diğer yandan yardıma muhtaç bir çok hastaya moral depolamaya devam ediyor.Bu özellikleri ve yaptıkları sanata ve sanatçıya bakış açısı malum ülkemizde fazla dikkat çekmezken Ersin Faikzade İnsan hakları örgütü tarafından Türkiyenin iyi niyet elçisi seçiliyor,daha sonra dünyaya ilham veren kişi gibi önemli ünvanlarda alıyor,ama yine ne siyaset nede sanat camiası gereken ilgiyi göstermiyor.Tabi bu ülkede ya birilerine yalakalık yapacaksın yada bize sanatçı diye servis edilen medyatik sanatçıların vıcık vıcık dünyasında sansasyonel işler yapacaksın.Bunun yerine iyilik işleriyle uğraşıp yada sosyal yardım faaliyetlerinde bulunursan Türkiye de büyük bir kitlenin dikkatini doğal olarak çekmiyorsun.Aslında bu realite bizim kültür ve sanat çıtamızın nerde olduğunun bir hazin göstergesidir.
Tabi bunlar benim görüşlerim,Ersin bunları dert etmiyor,çünkü bu tür insani faaliyetlerin sanatının yada işinin önüne geçmesinden rahatsız olmadığı gibi bunu bir görev olarak görüyor.
Hastanede kendisini gördüğümde yüzünde yılların yorgunluğunu genç yaşına rağmen çektiği acıların izlerini farkettim,oturup biraz sohbet ettiğimde annesinin ağırlaşan durumunun kendisini nasıl perişan ettiğini,hayırlı bir evladın anacığı için nasıl çırpındığını gözlerimle gördüm ve izledim.
Ersin sevgili annesini maalesef kaybetti ve geçtiğimiz Cuma bir mubarek saatte sanki bir melek gibi ebedi aleme uğurladı.Annesinin başında son görevini yaparken akan gözyaşları onun son günlerdeki mücadelesini bizzat izleyen canlı şahidi olarak benimde içime aktı.
Zekiye hanımefendi eminim Allahın güzel bir katındadır.Sevgili evladı Ersin yine iyilik elçisi olarak aramızda olacaktır.
O aramızdaki bir sanatçı,bir gizli masal kahramanı ama her şeyden önce iyi bir insan olarak hep olacaktır.
Ne mutlu sevgili dostlar dünyalık makamı mevkii ne olursa olsun adının başına iyi insan takısı alabilenlere.
İyi insan olmadan hangi ünvan yada mesleğin önemi olabilir ki.İstersen dünyanın kralı ol ne fayda.
Sevgili Ersin Faikzade ye Allah tan sabır,anneciğinede rahmet diliyorum mekanı cennet olsun.
Bu arada hem kendi hastalarıma hemde şifa bekleyen tüm hastalara acil şifalar diliyorum.
İyi geceler.
Erkan Aksaç
21 Temmuz 2014 Pazartesi
ERSİN FAİKZADE İnsanlık Mükemmellik Madalyası aldı
Acıları,kederleri
ve yalnızlıkları içinde mücadele eden dünyanın farklı koselerindeki
insanlara yapmış olduğu yardımlar ,sevgi temalı konserleri,insani
projeleri ile ERSIN FAIKZADE İnsan Hakları ve Barıs kategorisinde
Dünyanın en tanınmış simalari ile birlikte almış olduğu halk oyları ile
2014 Yılı DÜNYAYA İLHAM VEREN KİSİLERİNDEN SECİLMİSTİR. 2014 yılının ilk
yarısında Pakistan,Katar,Paraguay,Ar jantin,Şili,Brezilya ve Fransa da projelerde yer almış ,insanlık onur madalyaları ile ödüllendirilmiştir.
Dünya İnsan Hakları Örgütü Baskanı Dr.Muhammad Amin Khan ''Ersin Faikzade Dogu ve Batı dünyası arasındaki bir sevgi ,insanlık,yardımlasma ve sanatın köprüsüdür,insani calısmaları ve muhtesem sesi ile herzaman insanların Prensi olarak anılacaktır.''
Uluslararası insan hakları tahkim ,politika ve stratejik arastırmalar konseyi tarafından haziran ve temmuz 2014 tarihleri arasında dünya capında yapılan halk oylaması ile ERSİN FAİKZADE 2013 yılında oldugu gibi yine büyük oy cogunlugu ile dünyaya ilham veren kisiliklerden ilan edildi ve mükemmellik madalyası ile ödüllendirildi.İnsan hakları ve Barıs kategorisinde 95 elci arasında tek TÜRK olan ERSİN FAİKZADE ,Türkiye 'yi bir kez daha insanlıgı ile temsil etti.
Gecen sene Arjantin in baskenti Buenos Aires te törenle madalyasını alan Ersin Faikzade icin bir cok STK ve vakıflar cesitli törenler yapmaktalar. Ve dünya capında pek cok haber kanalında haberleri yer almakta.
TÜRKİYE NİN ONUR VE GURUR KAYNAGI ELMAS SANATCI '' ERSİN FAİKZADE'' yi bizleri bir kez daha onurlandırdıgı icin kutluyoruz.
www.ersinfaikzade.com
ERSIN FAIKZADE-Dünyaya ilham veren Kisi secildi-Biyografi from humanity on Vimeo.
Dünya İnsan Hakları Örgütü Baskanı Dr.Muhammad Amin Khan ''Ersin Faikzade Dogu ve Batı dünyası arasındaki bir sevgi ,insanlık,yardımlasma ve sanatın köprüsüdür,insani calısmaları ve muhtesem sesi ile herzaman insanların Prensi olarak anılacaktır.''
Uluslararası insan hakları tahkim ,politika ve stratejik arastırmalar konseyi tarafından haziran ve temmuz 2014 tarihleri arasında dünya capında yapılan halk oylaması ile ERSİN FAİKZADE 2013 yılında oldugu gibi yine büyük oy cogunlugu ile dünyaya ilham veren kisiliklerden ilan edildi ve mükemmellik madalyası ile ödüllendirildi.İnsan hakları ve Barıs kategorisinde 95 elci arasında tek TÜRK olan ERSİN FAİKZADE ,Türkiye 'yi bir kez daha insanlıgı ile temsil etti.
Gecen sene Arjantin in baskenti Buenos Aires te törenle madalyasını alan Ersin Faikzade icin bir cok STK ve vakıflar cesitli törenler yapmaktalar. Ve dünya capında pek cok haber kanalında haberleri yer almakta.
TÜRKİYE NİN ONUR VE GURUR KAYNAGI ELMAS SANATCI '' ERSİN FAİKZADE'' yi bizleri bir kez daha onurlandırdıgı icin kutluyoruz.
www.ersinfaikzade.com
ERSIN FAIKZADE-Dünyaya ilham veren Kisi secildi-Biyografi from humanity on Vimeo.
20 Nisan 2014 Pazar
ELMAS COCUK ERSIN FAIKZADE VE MELEK ANNESİ -Bölüm 3 YAZI DİZİSİ
Sevgili okurlarım iyi ki varsınız…
Geçen haftanın yazısından sonra Ersin Faikzade’nin takdirini, sevginizle verdiğinizi görmek beni çok ama çok mutlu etti.
Zaten “hayat”, “sevgi” demek değil mi.
Evdeki yaşamı kaldığım yerden anlatmaya devam ediyorum.
Uluslararası Barış Elçimizin annesine, her fırsatta kondurduğu öpücükler, söylediği şarkılar… Tüm yiyeceklerini önce dudaklarına sürüp tattırdıktan sonra şırıngasıyla beslemesi. Yirmi seneden fazla bir süre böyle yaşatmak için gösterilen olağanüstü çaba. Hastalığının ilk gününden itibaren eşinin yatağının ucunda yaşayan, göz göze sevişen, bakışan, anlaşan kocasını iki sene önce kaybetmiş Zekiye anne. Sonra abla da yurt dışında evli olduğundan oğlu dönmüş İngiltere’den. Melek bir bebek olan anneye bakmak için. Aynı rahmetli babasının gösterdiği titizlik ve sevgiyle. Konser seyahatleri hariç anneye bizzat kendi bakıyor, altını temizliyor. Tanrı’nın hediyesisin sen, benim kutsal varlığım, kraliçem diyerek, öperek koklayarak.
Onlar insanlığın ‘İNSAN’ı.
Yalnızca şunu düşündüm. Melek kim? Elmas kim? Orada yılların değil, asrın ya da asırların annesi ve yine asırların çocuğu var. Onlar bizim değil. İnsanlığın insanları. Dünyada yüzlerce ödül değil de, yüz binlerce ödül bile verilse Ersin Faikzade için pek bir şey değiştirmiyor. Çünkü insanlığın ödülünü almış önce annesinden, sonra yaşamına dokunduğu yüz binlerce insandan, gençten, çocuktan… O, magazinci değil, beş dil bilen, opera eğitimli bir tenor. Türk Müziğini ve Türkiye’yi dünyada tanıtan “gerçek sanatçı”.
“Artık çöle dönmüş olsa bile, bir tek tohumla yeniden yeşerebilir insan yüreği; Çünkü insan, yaşamın sevincidir, yaşama sevincidir… Anlamak sevmenin olmazsa olmaz kuralıdır”. Abraham Maslov.
Zekiye anne oğlunu bu güzel sözdeki gibi anlıyor ve “Anne, mutlu musun?” diye sorduğunda gözlerini kapatıyor. O güzel gözler ve bakışlarla ışıklar saçılıyor odaya, her yere…
Birlikteliğin mutluluğu yaşanıyor, o evde hem de en derininden, en yücesinden. İsyan yok, olumsuz tek bir cümle yok. Yalnızca şu an ki birliktelik ve süreç için Yaradan’a minnet, şükran, Atatürk ve silah arkadaşlarına dualar ve anmalar var. Gittiği her ülkede Elmas Çocuk ilk iş olarak Atatürk heykelini ziyaret edip bayrağımızı asıyor. Ve konser kapanışlarını ise İzmir Marşı ile yapıyor. Çünkü diyorki;
Her şeyimizi önce Allah’a, bu günümüzü Ata’mıza borçluyuz.
Electra, “Hayatta en pahalı şey tecrübedir. Çünkü kazanmak için, kaybetmek gerekir.”
Ersin Faikzade, 5 yaşındayken annesinin bu amansız hastalığı sonucu çok şey kaybetmiş. Çocukluğunu, gençliğini, sağlığını kaybetmiş. Dizi dizi acıları yaşamak zorunda kalmış. Sevgiyle hastalara dokunursa iyi olacaklarını öğrenmiş. Hem de ruhun gıdası müzikle. Tüm engelli ve hasta derneklerinde gönüllü çalışmış. MS, Down Sendromu, bedensel ve görme engelliler gibi. Halen de çalışıyor, zevkle, onurla, gururla…
Hikayesinde bir değil, bin roman yazılır.
Elmas Çocuğu tanımak, hayatı, mutluluğu, insanlığı ve inancı bilmektir.
Türkiye’den henüz bir ödülü bile yok, tek diplomatik dünya iyi niyet elçimizin. Olmasa da olur. Yeter ki, sizler tanıyın onu. www.ersinfaikzade.com ’a tıklayın.
Yaptıklarına bakın… O “Barışın Sesi”ni, “En İyi Yorumcu” ödülü ile nasıl hak ettiğini bir görün, bir dinleyin…
Anne, oğlunun bu yaşadıklarını hiç bilmiyor. Çocukları için yaşama tutunuyor, kirpikleriyle sevgisini kalplere tek tek, bir ok misali yerleştiriyor.
İşte, insanlığa ve tüm evrene giden, ana –oğlun duyulan ve duyulmayan sesleri Türkiye’den, İzmir’den hem de bu evden yükseliyor…
Ersin Faikzade -Im Sailing- THE PEACE MAN OF 2013 paylaşan: walesprincess
Geçen haftanın yazısından sonra Ersin Faikzade’nin takdirini, sevginizle verdiğinizi görmek beni çok ama çok mutlu etti.
Zaten “hayat”, “sevgi” demek değil mi.
Evdeki yaşamı kaldığım yerden anlatmaya devam ediyorum.
Uluslararası Barış Elçimizin annesine, her fırsatta kondurduğu öpücükler, söylediği şarkılar… Tüm yiyeceklerini önce dudaklarına sürüp tattırdıktan sonra şırıngasıyla beslemesi. Yirmi seneden fazla bir süre böyle yaşatmak için gösterilen olağanüstü çaba. Hastalığının ilk gününden itibaren eşinin yatağının ucunda yaşayan, göz göze sevişen, bakışan, anlaşan kocasını iki sene önce kaybetmiş Zekiye anne. Sonra abla da yurt dışında evli olduğundan oğlu dönmüş İngiltere’den. Melek bir bebek olan anneye bakmak için. Aynı rahmetli babasının gösterdiği titizlik ve sevgiyle. Konser seyahatleri hariç anneye bizzat kendi bakıyor, altını temizliyor. Tanrı’nın hediyesisin sen, benim kutsal varlığım, kraliçem diyerek, öperek koklayarak.
Onlar insanlığın ‘İNSAN’ı.
Yalnızca şunu düşündüm. Melek kim? Elmas kim? Orada yılların değil, asrın ya da asırların annesi ve yine asırların çocuğu var. Onlar bizim değil. İnsanlığın insanları. Dünyada yüzlerce ödül değil de, yüz binlerce ödül bile verilse Ersin Faikzade için pek bir şey değiştirmiyor. Çünkü insanlığın ödülünü almış önce annesinden, sonra yaşamına dokunduğu yüz binlerce insandan, gençten, çocuktan… O, magazinci değil, beş dil bilen, opera eğitimli bir tenor. Türk Müziğini ve Türkiye’yi dünyada tanıtan “gerçek sanatçı”.
“Artık çöle dönmüş olsa bile, bir tek tohumla yeniden yeşerebilir insan yüreği; Çünkü insan, yaşamın sevincidir, yaşama sevincidir… Anlamak sevmenin olmazsa olmaz kuralıdır”. Abraham Maslov.
Zekiye anne oğlunu bu güzel sözdeki gibi anlıyor ve “Anne, mutlu musun?” diye sorduğunda gözlerini kapatıyor. O güzel gözler ve bakışlarla ışıklar saçılıyor odaya, her yere…
Birlikteliğin mutluluğu yaşanıyor, o evde hem de en derininden, en yücesinden. İsyan yok, olumsuz tek bir cümle yok. Yalnızca şu an ki birliktelik ve süreç için Yaradan’a minnet, şükran, Atatürk ve silah arkadaşlarına dualar ve anmalar var. Gittiği her ülkede Elmas Çocuk ilk iş olarak Atatürk heykelini ziyaret edip bayrağımızı asıyor. Ve konser kapanışlarını ise İzmir Marşı ile yapıyor. Çünkü diyorki;
Her şeyimizi önce Allah’a, bu günümüzü Ata’mıza borçluyuz.
Electra, “Hayatta en pahalı şey tecrübedir. Çünkü kazanmak için, kaybetmek gerekir.”
Ersin Faikzade, 5 yaşındayken annesinin bu amansız hastalığı sonucu çok şey kaybetmiş. Çocukluğunu, gençliğini, sağlığını kaybetmiş. Dizi dizi acıları yaşamak zorunda kalmış. Sevgiyle hastalara dokunursa iyi olacaklarını öğrenmiş. Hem de ruhun gıdası müzikle. Tüm engelli ve hasta derneklerinde gönüllü çalışmış. MS, Down Sendromu, bedensel ve görme engelliler gibi. Halen de çalışıyor, zevkle, onurla, gururla…
Hikayesinde bir değil, bin roman yazılır.
Elmas Çocuğu tanımak, hayatı, mutluluğu, insanlığı ve inancı bilmektir.
Türkiye’den henüz bir ödülü bile yok, tek diplomatik dünya iyi niyet elçimizin. Olmasa da olur. Yeter ki, sizler tanıyın onu. www.ersinfaikzade.com ’a tıklayın.
Yaptıklarına bakın… O “Barışın Sesi”ni, “En İyi Yorumcu” ödülü ile nasıl hak ettiğini bir görün, bir dinleyin…
Anne, oğlunun bu yaşadıklarını hiç bilmiyor. Çocukları için yaşama tutunuyor, kirpikleriyle sevgisini kalplere tek tek, bir ok misali yerleştiriyor.
İşte, insanlığa ve tüm evrene giden, ana –oğlun duyulan ve duyulmayan sesleri Türkiye’den, İzmir’den hem de bu evden yükseliyor…
Ersin Faikzade -Im Sailing- THE PEACE MAN OF 2013 paylaşan: walesprincess
6 Nisan 2014 Pazar
ELMAS COCUK ''ERSİN FAİKZADE'' YAZI DİZİSİ BASLADI BİRİNCİ BÖLÜM - Bircan Tagil'in kaleminden...
Bircan TAĞIL - YENİGÜN GAZETESİ
05 Nisan 2014 Cumartesi
Elmas çocuk -Altın gibi, pırlanta gibi çocuk sıfatlarını hep duymuşuzdur. Ben “ Elmas Çocuk” olarak ilk kez duydum.
Elmas dünyanın bilinen en sert ve değerli madenidir. Elması elmastan başka hiçbir şey kesemez ve zamana meydan okur. En genç elmas ortalama 900 milyon, yaşlısı ise ortalama 3.2 milyar yıl yaşında. İki şekilde ham elmas bulunur. Birincisi endüstriyel operasyonlarla, ikincisi küçük ölçekli manuel yöntemlerle. Bir karat elmas için ortalama 250 ton kaya, kum ve çakıl çıkartılması gerekiyor.
Elmas çocuk nasıl yetişir, nasıl olur ona geliyorum. Derken ham elmas son şeklini ve parlaklığını alana dek bir dizi işlemden geçer. Ham elması en avantajlı biçimde işlemek için ayrıntılı olarak incelemek en iyi berraklığa, en az ağırlık kaybıyla elde etmeye çalışılır.
Elmasın kıymeti dört özelliğine bağlı. Kesilme, renk, büyüklük ve berraklık.
Ersin Faikzade’ye, Amerika Birleşik Devletleri’nde “Türklerin Elmas Çocuğu” ünvanı verilmiş. Dünya diplomatik iyi niyet elçimiz olmuş. Uluslararası ses sanatçısı ve yazarımız… Kaç yılda bir dünyaya gelir ve ne zor yetişir böyle bir çocuk…
Öylesine sıradan verilmiş ödüllerde değil, bizzat insanlık için adanmış, gerçek bir hak ediş. Zorlu ve güç yollardan geçerek. Adeta bir elmas gibi. Dünyada bu amaçla yaşayan tek Türk barış elçimiz.
Doğuda, batıda ,Pakistan’da, Paraguay’da, Şili’de ve İngiltere’de yapmış olduğu Down Sendromu ve Spastism konulu projesi 2007 yılında büyük başarı getirmiş ve “Gal Nişanı” ile taçlandırılmış.
2011’de Los Angeles’ta İran’ın efsane sanatçısı Sattar ile Türkçe ve Farsça dostluk düeti “Simin Bari” ile ünlenmiş, ünlenmiş… Bizlerden daha iyi tanıyorlar desem hiç abartı olmaz. Dün akşam hayranları, dostları sevenleri canlı yayınımızı izleyenler bana bile ulaştılar. Teşekkür ve tebriklerini ilettiler.
“Barışın Sesi” olarak özellikle İran ve Pakistan’da ilan edilmiş… İslamabad’da verdiği konserler ve müzik albümleri Pakistanlılar tarafından çok sevilmiş… O’na Orta Asya’da “Müziğin Sultanı” demişler.
İtalya Sicilya Parlamentosunda insanlık ve sevgi temalı konferansı ayakta alkışlanmış bir genç sanatçı…
Önce insan anlayışı…
Ben daha önce tanımıyordum maalesef. İçinde bulunduğum dernek etkinliğimize katıldı. Orada bizleri kırmadı. Bir kaç eser de seslendirdi. Egosuz, yalın kişiliğiyle hepimizin gönlünü fethetti.
Yanına yaklaştım, tanıştım. Öyle içten samimiydi ki…
Ve dün program konuğum oldu. Yenigün tv’de. Son anda bu programı paylaşmasına ve saat farklarına rağmen dünyanın dört bir yanından mesajlar aldık. Bugüne kadar olmayan bir şey… Yoğun istekler geldi. Yönetmenimle karar verdik bütün akşam bu programı yayınladık. Elbette yarım kaldı. Birbirinden güzel üç eser seslendirdi. Bazı videolarını izledik. Bence bu program Youtube dan izlenir, tavsiye ediyorum.
En kısa zamanda ikinci programımızı yapacağız. Sözümü aldım bile. Haftaya bu yazıma da devam edeceğim.
Mevlevi baba ve Selanikli annenin büyük aşklarının bir meyvesi olarak 1982’de İzmir’de dünyaya gelmiş. Henüz 5 yaşında iken annesinin ms hastası olması bütün hayatını değiştirmiş.
Babadaki sevgi ve ilgiyle ve hastalığın en zor noktasına yakalanan anne yaklaşık 20 senedir yatalak olarak yaşıyor, yaşatılıyor. Babayı bir Cuma namazında kaybeden Ersin, anneye bakmak için yurt dışından döner. Ve babanın bıraktığı yerden, yani; Sonsuz sevgi, aşk, inançla annesine bakmaya başlar. Bu arada tüm dünyada verilecek olan hiçbir yardım konserini kaçırmadan. Nerde sevgiye, ilgiye, desteğe, yardıma, barışa ihtiyaç varsa orada.
Babası gibi Mevlevi felsefesi ile donanmış. Mevlana’nın dediği gibi “İnsan gözdür, görüştür; gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa değeri o kadardır”
Hayat felsefesi de “Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol” İşte Ersin Faikzade’yi en iyi anlatan bir Mevlana Sözü de şudur ki;
“Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci mercan da nedir… Bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra”
İşte kendini bütün dünya insanlığına ve sevgiye feda etmiş “Elmas Çocuk”
Tagilbircan@gmail.com
28 Mart 2014 Cuma
ALİAGA ELMAS SANATCI ERSİN FAİKZADE'Yİ BAGRINA BASTI
KALPLERİ DERİNDEN FETHEDEN ULUSLARARASI SANATCI ''ERSİN FAİKZADE'' ALİAGA HALKI TARAFINDAN COSKU İLE KARSILANDI.
Latin Amerika'dan ayağının tozu ile donen Ersin Faikzade İzmir'in Aliaga semtinde binlerce kişiye muhtesem sesi ile konser verirken sevgi hosgoru tolerans mesajları ile herkesin gönlünü fethetti.
Duygulu anlar yasatırken ,coşkusu enerjisi ve sahnedeki hareketliliği ile Sanatcıya Aliagalıların ilgisi cok muhteşem oldu.
Aliaga Belediye Baskanı Hakkı Ülkü'nün konuşmasında ''Genc yasında tüm dünyanın saygınlığını kazanmış Elmas Cocugumuz Ersin Faikzade'nin semtimizde oluşu hepimizi onurlandırdı sözleri ile konser başladı.
Şıklıgı ve saygınlığı ,Halk ile inanılmaz iletişimi,sahnedeki renkli tavırları ile Aliaga halkı Ersin Faikzade 'ye hayranlığını defalarca belirttiler. Emek festivallerinde görmek istediklerini haykırdılar.Konserinde İnsanlık ,Din,Millet,Vatan ,Bayrak ve ATATURK sevgisini defalarca dile getiren sanatçı coşku ile İzmir Marsı ile konserini sonlandırdı.
SANATÇILARA ÜLKÜ’DEN TEŞEKKÜR
Latin Amerika'dan ayağının tozu ile donen Ersin Faikzade İzmir'in Aliaga semtinde binlerce kişiye muhtesem sesi ile konser verirken sevgi hosgoru tolerans mesajları ile herkesin gönlünü fethetti.
Duygulu anlar yasatırken ,coşkusu enerjisi ve sahnedeki hareketliliği ile Sanatcıya Aliagalıların ilgisi cok muhteşem oldu.
Aliaga Belediye Baskanı Hakkı Ülkü'nün konuşmasında ''Genc yasında tüm dünyanın saygınlığını kazanmış Elmas Cocugumuz Ersin Faikzade'nin semtimizde oluşu hepimizi onurlandırdı sözleri ile konser başladı.
Şıklıgı ve saygınlığı ,Halk ile inanılmaz iletişimi,sahnedeki renkli tavırları ile Aliaga halkı Ersin Faikzade 'ye hayranlığını defalarca belirttiler. Emek festivallerinde görmek istediklerini haykırdılar.Konserinde İnsanlık ,Din,Millet,Vatan ,Bayrak ve ATATURK sevgisini defalarca dile getiren sanatçı coşku ile İzmir Marsı ile konserini sonlandırdı.
SANATÇILARA ÜLKÜ’DEN TEŞEKKÜR
Arif Güven’in sunuculuğunu yaptığı demokrasi şöleninde “Türkiye'nin Elmas Çocuğu” lakabıyla tanınan, dünya iyi niyet elçisi ve ekselans ünvanlı uluslararası yardım gönüllüsü, ses sanatçısı Ersin Faikzade, Udi Coşkun Sabah ve ünlü sanatçı Şevval Sam da sahne aldı. DSP Aliağa Belediye Başkan Adayı Hakkı Ülkü üç sanatçıya da teşekkür ederek günün anısına çiçek takdim etti.
22 Şubat 2014 Cumartesi
ERSIN FAIKZADE PARAGUAY DA
Dünya İyi Niyet Elcisi ERSIN FAIKZADE,Orta Latin AMERİKA ülkelerinden Paraguay 'a gitti.
Paraguay 'da insanlık projesinde görev alan Faikzade,baskent Asuncion da devlet hastanesinde yataga baglı hastalara günlük bakım projelerinde görev aldı.
Her yıl düzenlenen Paraguay Ulusal Muzik Festivalinede onur konugu olarak Ersin Faikzade ,sahneye ünlü sanatcı Maria Lopez tarafından Türkiye nin Elmas Sanatcısı bizlerle diyerek davet edildi. Historie De Un Amor ve Una Calle Me Separa sarkılarını seslendiren sanatcı uzun süre ayakta alkıslandı.
Eusobio Ayala daki Tropikal ormanlarda yasayan yerli halk ile kalan Faikzade burada tarım ve istihdam projelerinde insanlarla birlikte calıstı.
Devlet hastanesinde gönüllü calısmalarda yerli halka yardımlarda bulundu.
Güclü sesi ve sempatik hareketleri ile festivaldeki binlerce insanlanı büyüledi.
Paraguay halkı nın kullandıgı dil Guarani ve ülke tarım ile gecimini saglamakta sanayisi cok gelismis bir ülke degil.Yer altı kaynakları ve turizm de diger gelir kaynakları arasında.Orta Latin Amerikada gelismemis ülkelerden biri olarak yer alsada halkı sanat ve muzik ile ic ice yasamakta.
Komsusu Bolivya Brezilya ve Arjantin ,genelde Arjantine göc vermekte.
Ersin Faikzade Asuncion kentinde yasayan sevenleri ile bir araya geldi.
Paraguay lı ünlü ressam Gustavo Oliva Ersin Faikzade onuruna evinde büyük bir davet verdi.Sanat cevrelerininde katıldıgı gece de Ersin Faikzade ve Sandra Ortello sarkıları ile geceyi unutulmaz kıldılar.
Paraguay 'da insanlık projesinde görev alan Faikzade,baskent Asuncion da devlet hastanesinde yataga baglı hastalara günlük bakım projelerinde görev aldı.
Her yıl düzenlenen Paraguay Ulusal Muzik Festivalinede onur konugu olarak Ersin Faikzade ,sahneye ünlü sanatcı Maria Lopez tarafından Türkiye nin Elmas Sanatcısı bizlerle diyerek davet edildi. Historie De Un Amor ve Una Calle Me Separa sarkılarını seslendiren sanatcı uzun süre ayakta alkıslandı.
Eusobio Ayala daki Tropikal ormanlarda yasayan yerli halk ile kalan Faikzade burada tarım ve istihdam projelerinde insanlarla birlikte calıstı.Devlet hastanesinde gönüllü calısmalarda yerli halka yardımlarda bulundu.
Güclü sesi ve sempatik hareketleri ile festivaldeki binlerce insanlanı büyüledi.
Paraguay halkı nın kullandıgı dil Guarani ve ülke tarım ile gecimini saglamakta sanayisi cok gelismis bir ülke degil.Yer altı kaynakları ve turizm de diger gelir kaynakları arasında.Orta Latin Amerikada gelismemis ülkelerden biri olarak yer alsada halkı sanat ve muzik ile ic ice yasamakta.
Komsusu Bolivya Brezilya ve Arjantin ,genelde Arjantine göc vermekte.
Ersin Faikzade Asuncion kentinde yasayan sevenleri ile bir araya geldi.
Paraguay lı ünlü ressam Gustavo Oliva Ersin Faikzade onuruna evinde büyük bir davet verdi.Sanat cevrelerininde katıldıgı gece de Ersin Faikzade ve Sandra Ortello sarkıları ile geceyi unutulmaz kıldılar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








































